Google Translate

  • Türkçe
  • English
  • العربية
  • Pусский
  • Spanish
  • France
  • Germany

Evden mi Ofisten mi çalışmak daha güzel?

 

Koronavirüs (COVID-19) salgını nedeniyle dünyada birçok sistem hızlı bir şekilde değişime uğruyor. Sanırım bu süreç hafiflediğinde "koronavirüs öncesi ve koronavirüs sonrası" diye yaşadıklarımızı birbirimizle paylaşacağız. Üstelik bu değişim hiç beklemediğimiz bir anda kapımızı çaldı ve hepimiz tedirgin hissediyoruz değil mi? "Değişim" kimimiz için kolay kimimiz içinse sandığınızdan daha zor ve sancılı bir süreç olabiliyor. Xsentos'un çok sevdiğimiz bir sözü var: "Rüzgarın yönünü değiştiremiyorsan, yelkenleri rüzgara göre ayarla". Şu an elimizden geleni yapabileceklerimiz sınırlı yani gelen koronavirüs rüzgarının yönünü değiştirmemiz imkansız. Mümkün olan nedir? Koronavirüs salgınına göre kendimizi ayarlamak... Hemen mi? Hayır, yavaş yavaş... 

 

Artık birçok beyaz yakalının evden çalışmak zorunda olması değişimlerden şu an sadece bir tanesi. 2017 yılından bu yana MeLway ekibi olarak müşterilerimize uzaktan çalışma sistemiyle hizmet veriyoruz. İlk başlarda bu durum hem bizi hem de müşterilerimizi zorlamış olsa da karşılıklı güven, saygı ve iyi niyet ile çok tatlı bir uzun yol arkadaşlığına dönüştü.

 

Son yıllarda da popülaritesini arttırmaya başlayan uzaktan çalışma sistemiyle birlikte, insanlar ve ekipler de yeni bir ölçekte dağıtılmış işgücünün gerçeklerine kimisi hemen uyum sağlıyor kimisi de hala uyum sağlamaya çalışıyor. Bu geçiş sürecinde bazı kesintilerin olması çok normal ve bu konuda deneyimli bir ekip olarak bazı tüyoları sizlerle paylaşmak istedik.

 

 

NE ZAMAN UYANMALIYIM?

Her ne kadar erken uyansak da genel olarak uykuyu seven bir toplumuz kabul edelim. Evde çalıştığınız düşüncesini aklınızdan çıkarmanın ilk adımı telefonunuzun alarmını kurmakla başlıyor. Yok ben hala çalar saatimden vazgeçemiyorum diyorsanız o da kabulümüzdür :)

 

 

UYANDIKTAN SONRA NE YAPMALIYIM?

Rutin kelimesi kulağa pek hoş gelmese de kişiden kişiye değişen ancak bazı insanları mutlu eden bir süreç olabiliyor. Mesela kimimiz uyanır uyanmaz sudan önce kahve içer mutlu olur, kimimiz alarmı bir 10 dakika daha erteler ve sonra yataktan bomba gibi kalkar, kimimiz de su içip direkt kahvaltıya oturabilir. Aslında tek bir rutin bizi mutlu etmiyor. O gün uyandığınızda iç sesinizi dinleyip kendinizi nasıl mutlu hissetmenizi sağlayacaksanız onu yaparak güne başlamak gibisi yok. İşe gidip gelirken bu seçenekleri değerlendirmek pek mümkün olmuyordu değil mi? İtiraflar geliyor ;)

 

 

NE GİYMELİYİM?

Uyandık, rutinlerimizi tamamladık! Tabi öyle evdeyim diye kendinizi PTB (Pijama, Terlik, Bilgisayar) moduna bıraktığınız an, seçtiğiniz köşenin fayda edeceğini aklınızın ucundan bile geçirmeyin. Her gün aynı formatta işe git gel bizi yordu diyorsanız da birkaç gün PTB modunun keyfini sürebilirsiniz, müsaade ediyoruz :) O keyif modu, kendini rahatlığa ve konsantrasyon eksikliğine bıraktığı an ofise gider gibi giyinmenin zamanı gelmiş demektir.

 

 

NEREDE ÇALIŞMALIYIM?

Aslında bu ortam evde kaç kişi olduğunuza göre değişkenlik gösterebilir. Kimisi evli-mutlu-çocuklu, kimisi bekar, kimisi eşiyle, kimisi arkadaşıyla, kimisi de sevgilisiyle birlikte aynı evi paylaşıyor.

 

Çalışma alanınızı seçerken önceliğiniz “o an, o gün” kendinizi rahat hissedebileceğiniz bir alan bulmanız ve yaratmanız. Bazılarımız aynı yerde sürekli çalışmayı severken, bazılarımız farklı alanlarda olmayı ve üretmeyi daha çok sevebiliyor. Bu nedenle “o an, o gün” kendinizi nerede mutlu hissedecekseniz o köşeyi çalışmak için uygun hale getirmek sizin elinizde.

 

 

NE KADAR SÜRE ÇALIŞMALIYIM?

09:00-18:00 ev moduna hoşgeldiniz! Şaka şaka!... :)

Seçtiğiniz köşenizde çalışmanın en güzel yanlarından biri tüm çalışmalarınızı dış etkenler olmadan kendi kendinize kontrol edebilmenizdir. Tüm kontrol ve güç sizdeyken tabi gün uzun diye düşünüp esnek davranmamak gerekiyor. Çalışma saatlerinizi belirleyip, kısa molalar vererek çalışmanın hem motivasyonunuzu hem de veriminizi arttırdığını göreceksiniz.

 

Bazen uzun mola vermek isteyebilirsiniz işte o süreci yemek yaparak değerlendirmek de birçoğumuzu iyi hissettirecektir. Hem böylece akşam ne yiyeceğim sorusunun cevabını bir bakmış molanızda vermişsiniz :)

 

Sağlıklı beslenmeyle ilgili uzmanlar gibi sizlere tavsiyede bulunmamız mümkün olmasa da masanızda mutlaka su bulundurmanın faydasını hissedeceğinize inanıyoruz. Çalışmaya kaptırıp bazen başımızda bir ağırlık hissetmeye başlarız. İşte o hissiyatı su içerek ortadan kaldırmanız ve daha zinde çalışmaya devam etmeniz için sihirli bir içecek gibi düşünebilirsiniz.  

 

 

YAPILACAKLAR LİSTEMİ NASIL HAZIRLAMALIYIM?

Uyandık, rutinlerimizi tamamladık, giyindik, çalışma köşemizi ve süremizi belirledik. Sıra geldi yapılacaklar listesine…

Aslında seçtiğiniz köşenizde yönetici sizsiniz. Bu adıma kadar da herşeye siz karar vermediniz mi? Bir durun ve düşünün. Şahane bir duygu değil mi? Gelelim nasıl ilerleyeceğimize…

 

Tüm dosyalarınızın “gerçek zamanlı” olarak herkesin kullanılabilir hale getirilebilmesi için öncelikle Google Drive ve/veya Dropbox gibi bulut tabanlı sistemlerden birine üyeliğinizin olması gerekiyor. Google Drive ve Dropbox performansları gayet iyi iki platform. Fiyat performansı açısından da Google Drive’ın daha uygun olduğunu söyleyebiliriz. Cep telefonunuzdan da çok rahat bir şekilde tüm dosyalarınıza erişim sağlayacağınız bir araç.

 

Ortak çalışmanıza ve farklı dosya türlerini tek bir yerde düzenli bir şekilde tutmanıza olanak sağlamakla birlikte, çalıştığınız yerden bağımsız (bu aralar ister odanızda, ister salonda, ister mutfakta :) çalışın, ofiste çalışıyormuşsunuz gibi hissettiriyor.

 

Takvim: Basit ve gerekli görülmese de hayatınızı kolaylaştıran ve zihninizi yormayan bir araç. O gün telefon, skype veya diğer araçlarla görüşmeleriniz varsa takvime eklemek/çıkarmak/sırasını değiştirmek önceliğiniz olmalı. Bizler Google takvimi toplantı ve skype görüşmeleri için kullanıyoruz.

 

Yapılacaklar Listesi: Trello, Slack, Asana gibi yine hayatınızı kolaylaştıran uygulamaları sevin, sevdirin. Biz genelde Trello uygulamasını kullanıyoruz ve verimimizin %90 arttığını söyleyebiliriz. E-posta trafiği yok, tıpkı whatsapp üzerinden yazışıyor gibi o konuyla ilgili yorumları tek bir platformdan takip edebiliyorsunuz. İlk başta uygulama karmaşık gelse de alışması çok kolay oluyor. Destek isterseniz bize e-posta göndermeniz yeterli :)

 

 

GÖRÜNTÜLÜ GÖRÜŞME

FaceTime, Skype, Zoom gibi herkesin ve bizim de sıkça kullandığımız bu uygulamaların hakkını verin. Görüşmelerinizi telefon üzerinden yapabilecek iken karşınızdakine görüntülü görüşmeyi teklif edin. Hem yalnız hissetmeyecek hem de kendinizin ve karşınızdakinin motivasyonunun farkında olmadan yükseldiğini göreceksiniz.  

 

Evden çalışmanın verimli yollarını daha da genişletmemiz mümkün ancak şimdilik burada kısa ve öz temel adımları sizlerle paylaşmış olalım. Çıkmazda olduğunuz an bize yazmanız yeterli.

 

 

Uyandık, rutinlerimizi tamamladık, giyindik, çalışma köşemizi, çalışma süremizi belirledik, yapılacaklar listesini hazırladık, görüntülü görüşüp günümüzü tamamladık!

 

Siz de evdeki çalışma alanlarınızı bizleri etiketleyip instagram, facebook ve/veya linkedin hesaplarında paylaşın, sayfalarımızda paylaşalım. Birbirimize destek olma zamanı, hep birlikte üstesinden geleceğiz. Hayat kısa: Hem çalışalım hem eğlenelim!