Google Translate

  • Türkçe
  • English
  • العربية
  • Pусский
  • Spanish
  • France
  • Germany

İnternetin kullanılması ile başlayan dijital çağ çok çeşitli olanaklar sunuyor. Artık billboard reklamlarına, kağıt broşürlere eskisi kadar ihtiyaç duymuyoruz. Neredeyse tüm firmalar potansiyel müşterilerine internet yoluyla ulaşıyor.

 

Ancak tablo herkes için sanıldığı kadar da optimistik değil. Internet ortamı herkese eşit imkanları sunabilecek bir görünülebilirlik getirmiyor. Birçok konuda olduğu gibi internette de rekabet çok önemli bir etken.

 

Peki insanlar interneti kullanarak ihtiyaç duydukları sitelere nasıl ulaşıyorlar?

 

Cevabı çok basit, arama motorları yardımıyla tabi ki. Bir sitenin adresini ezbere bilip direkt olarak arama çubuğunda yazmadığınız müddetçe o siteye ulaşmak için Google veya bir başka arama motorunu kullanmak zorundasınız.

 

İşte problem burada başlıyor. Çünkü Google’da belirli bir anahtar kelime için sadece bir adet birinci sayfa var. Google milyonlarca web sayfası içerisinden kullanıcının aradığıyla en alakalı sonucu seçip sunacak ve diğer sonuçları arka sayfalara gönderecektir. Google’ın amacı kullanıcının aradığı konu ilgili en alakalı sonucu sunmaktır.

 

PEKİ EĞER GOOGLE BUNU YAPMAZSA NE OLUR?

Eğer Google bunu yapmazsa insanlar kısa bir süre sonra başka arama motorlarını kullanmak üzere Google'ı bırakacaklardır. Bunun örneklerini Yahoo ve Altavista ile geçmişte görmüştük. Yahoo ve Altavista sadece kelime odaklı arama yeteneklerine sahipken, Google mantıksal bir bütünlük içinde arama özelliğini ilk defa kullanmıştır. Google devrim niteliğindeki semantik yorumlama kapasitesi ile bu iki arama motoru devini market dışına itti. 

 

Arama motorları bugün çok daha sofistike, yapay zeka destekli arama algoritmalarını kullanıyorlar. Yani 2000 li yıllarda olduğu gibi artık aynı kelimeyi defalarca sayfada tekrarlamak birinci sayfayı kazanmak için yeterli değil. Hatta bu günümüzde çok zararlı bir SEO pratiğidir.

 

Gelin sizlere beraber 2020 senesinde arama motorlarında üst sıraları nasıl kazanabileceğimiz hakkında konuşalım.

 

KULLANICI ÖNCELİKLİ STRATEJİLER GELİŞTİRİN

Kullanıcı öncelikli strateji geliştirmek ve web sitemizdeki kullanıcı deneyimini iyileştirmek en öncelikli misyonumuz olmalıdır. Peki kullanıcı deneyimi nedir gelin ondan da bahsedelim biraz.

 

Kullanıcı deneyimi yada İngilizcedeki karşılığı olan “user experience” (UX) kullanıcıların derinlemesine, neye ihtiyaçları olduğunu, neye değer verdiklerini, yeteneklerini ve sınırlamalarını derinlemesine anlamaya odaklanmaktadır.

 

Kısacası, ziyaretçilerin web sitesi üzerindeki deneyimini mümkün olduğunca anlamlı ve değerli hale nasıl getirebileceğimizle ilgilidir. İyi bir kullanıcı deneyimi şu anlama gelir. Kullanıcı web sitenizi ziyaret etti, aradığı soruya kolaylıkla yanıt buldu. Eğer kullanıcının istediği soruya, en kolay şekilde, ve en konforlu bir site deneyim sunarak cevap verebiliyorsanız siteniz kullanıcı odaklıdır diyebiliriz.

 

Kullanıcı deneyimini etkileyen birçok faktör vardır. Bunun seviyesini tespit etmek için kendimize sitemiz hakkında şu soruları sormalıyız.

 

- İçeriğimiz web sitemizde geçirilen zamanlarını değerli kılıyor mu?

- Web sitemizin kullanımı kolay mı?

- Web sitemiz kullanıcıların gereksinimlerini karşılıyor mu?

- Markamız kullanıcıyla duygusal bir bağ kurabiliyor mu?

- Engelli insanlar web sitemize erişebilir mi?

- Markamız, kimliğimiz, içeriğimiz ve / veya hizmetimiz kullanıcıda güven bırakıyor mu?

 

 

GÖRSEL VE TİPOGRAFİK HİYERARŞİLERİ KORUYUN

İçerikteki metinler okunabilirliğini artırmak için metin sayfa üzerinde kolayca okunabilir olmalıdır. Bu nedenle başlık ve alt başlıklar her zaman kullanılmalıdır. Aşağıdaki sırada görsel hiyerarşiyi korumak sayfamızın okunabilirliğini artıracaktır.

 

Başlık (H1)

Başlıklar (H2)

Alt başlıklar (H3)

Paragraf / gövde metni

 

Metinler her zaman kolay okunmalıdır. Çok sayıda başlık kullanmak her zaman yazımızın okunurluğunu ve gözle taranılabilirliğini artıracaktır. Gerçek şu ki, çoğu insan ana içeriği okuyarak siteleri ziyaret etmiyor. İnsanlar genelde başlıkları okurlar ve ilgi çeken yerleri daha detaylı olarak incelerler.

 

İYİ PLANLANMIŞ BAŞLIK YAZILARI YAZIN

Başlıklarınız ve içeriğiniz, potansiyel müşterilerinizin aradıkları tarafından yönlendirilmelidir. Başlığınıza anahtar kelimeler eklemek de mesajınızı hedeflemek ve doğru kitleyi çekmek için çok önemlidir.

 

Arama motorları başlıklara diğer içeriklere göre daha fazla ağırlık verir, bu nedenle doğru başlığı seçmek ve öne çıkarmak arama yeteneğinizi önemli ölçüde artırabilir. Ancak daha da önemlisi, başlıklar kullanıcılarınızı site içinde yönlendirir, böylece doğrudan taranan içeriği taramanızı ve bulmamızı kolaylaştırır.

 

PARAGRAFLARI KISA TUTUN

Paragrafların kısa tutulması önemlidir. Okunduğunda bir maraton koşusu gibi hissettiren büyük metin bloklarından kaçınmalısınız. Web sitenizde büyük paragraflar görüyorsanız, bunları daha küçük paragraflara bölmeye çalışın. İdeal olarak, paragraf başına iki veya üç cümle yeterlidir.

 

BULLET LİSTELERİ KULLANIN

Eğer birkaç taneden fazla sıralayacak maddeniz varsa listelemek sayfa organizasyonu için kolaylık sağlayacaktır. Bunun haricinde listeler büyük metin bloklarını kırmaya yardımcı olurlar.

Numaralı listeleri de kullanmaktan çekinmeyin ve anahtar kelimeleri vurgulayın. Daha önce söylediğim gibi, çoğu kişi içeriği okumuyor sadece gözle tarıyorlar.

 

Dolayısıyla, insanların aradığı anahtar kelimeleri ve kelime öbeklerini vurgulamak daha iyidir. Bunları kalın ve bazen italik olarak biçimlendirmek onları bulmayı kolaylaştırır. Ancak unutmayın, çok fazla kullanıldığında kalın ve italik yazım şekli etkisini ve güvenilirliğini kaybedecektir. Herşeyi doğal tutmakta fayda var diye düşünüyorum.

 

GEREKSİZ KELİME VE TEKRAR EDEN CÜMLELERİ SİLİN

Gereksiz kelimeleri veya tekrar eden cümleleri yazınız dan çıkarmalısınız. Kendinize en çok neye önem verdiğinizi ve ziyaretçilerinizin de neye önem vereceklerini sormanız gerekir. İnsanların kararlarını doğrudan etkilemeyen her şeyi kaldırın. Çok fazla içerik yazmak yerine, daha az kelime ile daha fazlasını söyleme alışkanlığı edinin.

 

“Kullanıcı ilk” odaklı bir strateji ile web sitenizin gerçek insanlar tarafından ziyaret edileceğini çok iyi anlamak durumundayız. Yani web'e bir değer getirmeyen, sadece arama motorlarını kandırma amaçlı pratikler artık tarih olmuştur.

 

Gerek web tasarımı sırasında, gerek içerik geliştirme ve daha sonraki adımlarda kendimize şu soruyu sormalıyız. Gerçekten bu site veya bu sayfa kullanıcının aradığı soruya cevap verebiliyor mu? Eğer vermiyorsa o sayfayı yayınlamadan önce tekrar düşünmeliyiz.

 

Örnek olarak Toyota motosikletler hakkında bir makale yazıyorsunuz. Kaç km hızla gider, kaç kg dir, ne kadar yakıt tüketir gibi kullanıcının aklına gelebilecek her soruya en net ve eksiksiz cevabı vermeniz gerekmektedir.

 

Misyonumuz daha daha bitmedi tabiki. İlgili konuda internetteki en kapsamlı yazıyı en temiz dil ile açıkladığımızdan emin olmamız önemlidir. Eğer başka bir web sitesi “35 paleo yemek tarifi” isimli bir makale yayınladı ise “135 paleo yemek tarifi” isimli bir makale kullanıcıya daha doyurucu cevaplar verecektir.

 

Kullanıcı pozitif deneyimini artırmanın birçok yolu var. Örnek olarak başka bir sitede resim veya video içermeyen bir içeriği, herşeyi adım adım açıklayan bir içerik haline getirmek kullanıcının sitemizi ziyaretinde yaşadığı tecrübeyi olumlu yönde geliştirecektir.

 

SAYFA HIZINIZI OPTİMİZE EDİN

Ziyaretçiler için en sinir bozucu deneyimlerden biri, bir sayfanın çok uzun süre yüklenmesini beklemektir. Mobil cihazların yükselişiyle birlikte insanlar dünyanın her yerindeki içeriğe birçok farklı platformda erişilebiliyor artık.

 

Starbucks'ta kahvenizi içerken, ev bilgisayarınızda, yada tatile gittiğinizde yanınızda götürdüğünü dizüstü bilgisayarınızda herhangi bir içeriğe göz atarken her zaman web sitelerine hızlı ulaşmayı arzularız. 

 

Yavaş yüklenen bir web sitesi, kullanıcı için kesintiye uğrayan bir deneyimdir ve ciddi bir hayal kırıklığı kaynağıdır. Çünkü artık insanların bir web sitesinin açılmasını bekleyecek uzun bir zamanları yok maalesef. Kaldı ki daha hızlı bir internet deneyimi sunan aynı konuda başka web siteleri mevcutken neden sizin sitenizin açılmasını beklesin ler ki?

 

 

WEB SAYFALARINIZ BİRBİRİYLE TUTARLI OLSUN

Tutarlılık, her şeyi eşleştirmek anlamına gelir. Başlık boyutları, yazı tipi seçenekleri, renklendirme, düğme stilleri, aralık, tasarım öğeleri, çizim stilleri, fotoğraf seçenekleri, adını siz koyun diğer aklınıza gelebilecek herşey için geçerlidir. Tasarımınızı sayfalar arasında ve aynı sayfada tutarlı hale getirmek için her şey temalı olmalıdır.

 

Kullanıcılara sitenizde gezinirken güzel bir deneyim sunmak için, hala web sitenizde olduklarını bilmeleri önemlidir. Bir sayfadan diğerine yapılan büyük tasarım değişiklikleri, kullanıcının kaybolmasını, kafasını karışmasını ve sitenize olan güvenini kaybetmesini sağlayabilir.

 

Kullanıcıların kendilerine "Doğru yerde miyim?" sorusunu sormalarını engellemeniz gerekmektedir.

 

404 HATALARINI (KIRIK SAYFA HATALARI) BULUP DÜZELTİN

Arama motorları 404 hataları (sayfa bulunamadı) için ciddi cezalar vermemektedir. Ancak bu durum kullanıcı için iyi bir tecrübe değildir. Bir kullanıcı bir linke veya resme tıkladığında bu bağlantının gitmek istediği bir sonraki yere götürmesini bekler.

 

Basitçe söylemek gerekirse, bir 404 hata sayfası ile karşılaşmak kullanıcılarınızı rahatsız eder ve web sitenizde zaman geçirmeyi yeniden düşünmelerini sağlar.  Yavaş sayfa yükleme süresinin yanında, 404 sayfa bulunamadı hataları ile karşılaşmak bir kullanıcı için son derece sinir bozucu bir durumdur.

 

 

MOBİL CİHAZLARA UYUMLULUK

İnternet trafiğinin %50 den fazlası mobil cihazlar üzerinden yapılmaktadır. Eğer 2020 senesinde web siteniz hala mobil cihazlarla uygun çalışabilecek durumda değilse çok şey kaybediyorsunuz demektir.

 

Web sitemizin gerek masaüstü gerekse tablet ve diğer mobil cihazlarda Aynı kusursuz tecrübeyi yaşatması önemlidir. ekran boyutu küçüldüğünde insanlar Sayfa üzerinde Neyi arıyorlar sa yine ona aynı kolaylıkla ulaşabilme liler.

 

Son zamanlarda Google, mobil cihazlar için optimize edilmemiş siteleri cezalandırmaya başladı ve bu da yanıt verme ihtiyacını daha da önemli hale getirdi. Bu muhtemelen web sitesinin kullanılabilirliğini artırabileceğiniz en değerli yoldur. Web sitenizin mobil olup olmadığından emin değilseniz, Google'ın mobil uyumlu test sayfasını kullanarak web sitenizin mobil olup olmadığından emin olabilirsiniz.

 

RESİM VE VİDEOLARI KULLANIN

Web siteniz sadece metin içerikli olmamalıdır. Sayfamızda en az bir adet resim olması minimum hedefimiz olmalı ve eğer mümkünse çok daha fazla resim, infografik yada görsel multimedyayı içeriğimize dahil etmeliyiz.

 

Bildiğimiz gibi Google Youtube'un sahibidir. Sayfalarınıza Youtube videolarını eklerseniz hem insanların sayfada kalma süreleri artacak, hem de Youtube u desteklediğiniz için Google sitenize belli bir miktar organik sıralama desteğinde bulunacaktır.

 

Bahsetmiş olduğum kullanıcının web sayfası üzerindeki deneyimini artıran noktaları kendi web siteniz için uygulayarak Google organik sıralamanızı ilerletebilirsiniz.

 

Bu makale Altay Gürsel tarafından yazılmıştır. Kendisi arama motoru optimizasyonu, dijital pazarlama, marka yönetimi gibi konularda kendi görüş ve deneyimlerini kendi sitesi olan metriculum.com üzerinde okuyucularla paylaşıyor.