Google Translate

  • Türkçe
  • English
  • العربية
  • Pусский

KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ TIP DEVRİMİNDE BÜYÜK VERİ (BIG DATA)

Sağlık sektörü, teknolojik devrimler ışığında dijitalleşerek nicelik çağına geçiş yaptı. Yapay zekâ (AI), Artırılmış gerçeklik (AR), Makine öğrenimi (ML) ve Derin öğrenme (DL) gibi teknolojiler sayesinde bilimsel sağlık anlayışı uygulanmaya başlandı. Sistem biyolojisi ile büyük veri analitiğinin (big data) birleşmesi sonucunda tıbbi tedavi kişiselleştirilebilir hâle geldi.

 

 

Büyük Veri Nedir, Kullanım Alanları Nelerdir?

Büyük veri (big data); çok çeşitli kaynak ve biçimlerden elde edilen (variety), sınırsız hacimde (volume) ve hızla büyüyen (velocity) karmaşık veri kümeleridir. Tüm dünyadaki insanların ve makinelerin kullandığı bilgisayarlar, telefonlar, IoT cihazları (nesnelerin interneti), web günlükleri, sosyal medya platformları, akıllı cihazlar, online işlemler, uygulamalar, finansal işlemler ile e-ticaret sitelerinden yapılan alışverişler büyük veriyi oluşturan datadır. Bu sınırsız veri okyanusundaki sayısal bilgileri, değerli (value) olarak sınıflandırarak anlamlandırıp doğrulayan (veracity) büyük veri; tüm sektörlerde "kişiye özel-bireyselleştirilmiş" hizmet sunmak ve gelecekteki sorunları önceden tespit ederek önlem alabilmek için çözüm geliştirme amaçlı kullanılıyor.

 

 

SAĞLIK SEKTÖRÜNDE BÜYÜK VERİDEN NASIL YARARLANILIYOR?

Nesnelerin interneti olarak bilinen IoT cihazları ile bireylerin günlük yaşam tarzına dair tüm hasta verileri işlenebiliyor. Bu sayede elektronik tıbbi kayıtlar (EMR), biyometrik veriler, yaşamsal aktivite günlükleri, davranış verileri, ilaç bilgileri, doktor notları, hasta günlükleri, hasta geçmişi ve tıbbi araştırmalar bir araya getirilerek kişiselleştirilmiş tedaviler uygulanabiliyor. Aynı zamanda hastalıkların doğru teşhis edilme oranı yükseliyor ve olası hastalıklara karşı önceden önlem alınabiliyor. Kişiselleştirilmiş tıp alanında, büyük veri yaklaşımıyla yürütülen multidisipliner projeler çerçevesinde pre-klinik araştırmalar yürütülüyor. Bu kapsamda biyoinformatik bileşenler bir araya getirilerek translasyonel çalışmalar yapılıyor.

 

 

Dakikalar öncesinde kalp krizi ya da felç geçireceğinizi bilmek ister miydiniz? Giyilebilir sensörler, solunum ve kalp hızı gibi fizyolojik parametreler sayesinde bu mümkün olabilir. Bu sayede hastalar, kriz durumlarından önce yakınlarına haber verebilir ve en yakın sağlık kuruşuna başvurarak ölüm gibi ciddi sonuçlarla yüzleşmekten kurtulabilirler. Mobil sağlık izleme sistemleri ile hasta yakınlarına gerçek zamanlı alarm ve konum bilgilendirmesi, cihazlar tarafından otomatik olarak gönderilebilir. Aynı şekilde anne karnındaki bebeklerin sağlık verileri izlenerek olası riskli durumlar, erken müdahale edilerek engellenebilir ve hastalıklar tedavi edilebilir. Aile genetiği ve anne babanın yaşamsal verileri incelenerek, hamile kalmadan önce sağlıklı nesiller için de çalışmalar yürütülebilir.

 

 

Günümüzde büyük veri ile elde edilen bilgiler sayesinde, hastalıkların tedavisinde proaktif yaklaşımlar uygulanabiliyor. Büyük veri, klinik araştırmaların daha etkili yürütülmesini ve hastalıkların tedavisinde daha "akıllı" çözümlerin geliştirilmesini sağlıyor. Aynı zamanda toplum sağlığının iyileştirilmesi, maliyetlerin düşürülerek finansal kaynakların yeni tedavi yöntemlerine harcanması ve hasta merkezli bakımın desteklenmesi amacıyla da kullanılıyor. Sağlık sektöründe büyük verinin (big data) uygulama alanları ise şöyle;

  • Diyagnostik (tanıbilim): Hastalıkların ortaya çıkış sebeplerini tanımlamada ve mevcut hastalıkların doğru teşhisinde, büyük veri analitiği ile veri madenciliğinden faydalanılıyor.
  • Önleyici sağlık hizmetleri: Genetik, yaşam tarzı ve sosyal şartlar, veri analizi ve öngörüsel analiz ile incelenerek hastalıkların önlenmesi için çalışmalar yapılabiliyor.
  • Kişiselleştirilmiş tıp: Büyük veri ile toplanan tüm bilgiler ekseninde, yüksek hassasiyete sahip tam kişiselleştirilmiş ilaç, hasta bakımı ve tedavi yöntemleri uygulanıyor.
  • Medikal araştırma: Bireylerin genetik özellikleri, ilaç kullanımına cevap vermelerini ve ilaç reaksiyonlarını etkiler. Veri odaklı tıp yaklaşımı ile yürütülen farmakogenetik çalışmalar kapsamında, hastalıkların iyileştirilmesinde yeni tedavi yöntemleri ve kişiye özel ilaç uygulamaları geliştirilebiliyor.
  • İlaç tedavisinde yan etkilerin giderilmesi: Büyük veri çalışmaları ile medikal uygulamalardaki potansiyel adverse (olumsuz) ilaç reaksiyonları belirlenerek, tamamen ortadan kaldırılması veya minimum seviyeye indirilmesi için çalışmalar yürütülüyor.
  • Maliyetlerin düşürülmesi: Büyük veri, hastaların bakım maliyetlerini düşürerek uzun vadede tasarruf sağlıyor. Bu sayede hem bireylerin sağlık harcamaları azalıyor hem de tıbbi araştırmalara daha fazla bütçe ayrılarak genel toplum sağlığı adına iyileştirmeler yapılabiliyor.
  • Toplum sağlığı: Demografik, coğrafi ve sosyo-ekonomik verilerin monitörize edilmesini sağlayan büyük veri ile hastalık trendleri takip edilerek sağlık alanında stratejiler geliştirilebiliyor.

 

 

BÜYÜK VERİ İLE TIP DEVRİMİ: KİŞİYE ÖZGÜ TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Geleneksel tıp yaklaşımına göre belli bir ölçüt ve dozdaki bir ilaç, aynı hastalıktan muzdarip her hasta için en doğru tedavi yöntemidir. Fakat aynı  koşullara maruz kalan iki kişiden biri kansere yakalanırken diğeri yakalanmıyor. Aynı hastalıktan muzdarip iki kişiden birinin kullanıdığı ilaç olumlu etki ederken, diğerini tedavi etmiyor.

 

Genetik biliminin gelişmesiyle birlikte, bu "herkese tek boyut" yaklaşımının yanlış olduğu kanıtlandı. Biyoinformatik değerlendirmeler ve farmakogenetik araştırmalar sayesinde, modern tıp değişime uğradı ve kişiselleştirildi. 2013 yılında tamamlanan İnsan Genom Projesi, kişiselleştirilmiş tıbbın ön plana çıkmasında etkili oldu. "Doğru ilaç, doğru doz, doğru yöntem ve doğru süre" ilkeleriyle yola çıkan farmakogenetik bilimi kapsamında, genetik analizler eşliğinde kişiye özel ilaç profili çıkarılarak bireysel tedavi yöntemleri uygulanmaya başlandı. Bu sayede tedavi masraflarının azaltılmasının yanı sıra, hastaların beden ve ruh sağlığının korunması amaçlandı.

 

 

Hassas tıp ya da kişiselleştirilmiş genomik tıp olarak da anılan bu devrim niteliğindeki yeni tıp yaklaşımında, moleküler analizin yanı sıra büyük veri ile elde edilen bilgilerden de yararlanılıyor. Omik veriler, elektronik tıbbi kayıtlar (EMR) ve mobil cihazlardan alınan veriler işlenerek analiz ediliyor. Teşhis ve tedavide kullanılan bu yenilikçi yöntemler ışığında ilerleyen kişiselleştirilmiş tıp,  "taşınabilir tıp" olarak da anılıyor. Bireylerin tıbbi geçmişi, yaşam koşulları, davranış modelleri, kişilik özellikleri ve günlük aktiviteleri birleştirilerek hastalığın tablosu en ince ayrıntısına kadar ortaya konuyor. Kişiselleştirilmiş tıp; öngörücü, önleyici, farmakoterapötik ve hasta katılımlı bir yaklaşım izleyerek hataya yer bırakmıyor.

 

Gelecekte tüm insanların genetik kodları dijital ortama aktarıldığında, sağlık kaydı sistemleri üzerinden hem hastalar hem de doktor ve araştırmacılar, çalışmalarını bu platformlar üzerinden yürütebilecekler. Toplumların DNA tabanlı hastalık risk değerlendirmesi yapılarak salgın hastalıklar önlenebilecek. Aynı şekilde, her bir hastanın genetik özelliklerine ve biyoistatistik verilerine göre özel tedavi yöntemleri uygulanabilecek. Örneğin Türkiye'deki e-Nabız uygulaması, kişisel sağlık kayıtlarına tek bir yerden ulaşılmasına imkân veren veri tabanı sayesinde, gelecekte genetik bilgileri de içeren kişiselleştirilmiş tıp sistemine dönüştürülebilecek alt yapıya sahiptir.

 

 

21. yüzyılda tıp bilimi, proaktif bir yaklaşımla insan vücudunun karmaşıklığını keşfetmek için kişiselleştirilmiş veri bulutlarını kullanmaya başladı. Geleceğin dünyasında bilgisayar destekli teşhis sistemleri; kalp sorunları, zihinsel problemler, kanser, Alzheimer ya da Lyme gibi hastalıkların ortaya çıkmasından yıllar önce erken işaretleri belirleyerek önlem alınmasını sağlayacak. Büyük veriyi kullanan kişiselleştirilmiş tıp; beslenme, egzersiz ve uyku gibi konularda, wellness (iyi olma hâlinin sürdürülmesi) anlayışıyla insanların alışkanlıklarını değiştirerek kişisel sağlığın optimize edilmesini sağlayacak. Gelecekte büyük veri ışığında genlerimiz değiştirilerek tüm hastalıkların ve belki de yaşlanmanın dahi ortadan kalktığı  gelecek nesillerin varlığı mümkün olabilir.

 

Diğer tüm videolar için tıklayınız

 

Melis ALTINOLUK